Bu Blogda Ara

28 Ekim 2017 Cumartesi

KARŞIYIM ARKADAŞ!

KARŞIYIM ARKADAŞ!

Başörtüsüne bir şey demiyorum. Türban ve başörtüsü farklı şey, ben türbana karşıyım. Kafayı kapatıp, bir kilo makyaj yapıp, kıçına tayt geçirenlere karşıyım.

Siyasi İslamcılara karşıyım.

Türklüğü İslam ile aynı şey diye tanıtanlara karşıyım. Türkçülük iddiasında olup Müslüman bir Arap, Kürt, Boşnak vesaireyi Müslüman olmayan Türklere tercih edenlere karşıyım.

Atatürk İlkeleri'nin hepsini sahiplenmek yerine işine gelenleri sahiplenenlere karşıyım. Sadece Laiklik ilkesini sahiplenip Milliyetçilik ilkesini kabul etmeyen yoz sol Kemalistlere karşıyım.

NATO'ya karşıyım.

AB'ye karşıyım.

Devletçilik ilkesi varken komünizm peşinde koşanlara, Halkçılık ilkesi varken sosyalizm peşinde koşanlara karşıyım.

Cumhuriyetçilik ilkesinin arkasına saklanıp Osmanlı'ya sövmeyi Atatürkçülük sananlara karşıyım.
İnkılapçılık ilkesini devrimcilik denen eşkıyalıkla karıştıranlara karşıyım.

Bu toplumun her bireyine ait değerler olan Bozkurt, Üç Hilal, Kayı Tamgası, Altı Ok gibi kavramların politika denen pisliğe alet edilerek sömürülmesine karşıyım.

Futbol takımı tutar gibi parti tutanlara karşıyım. Vatansever gibi görünen partiseverlere karşıyım.
Çevrecilik, doğa sevgisi gibi konuların sadece sol görüşte olanlar tarafından savunulmasına karşıyım. Sağın bu değerleri hiç iplemeyip kafayı sadece sanayi, ekonomi, para, borsa, döviz gibi konulara yormasına karşıyım.

Sadece Cuma günü iyi dileklerde bulunan soytarılara karşıyım.

Tanrı ile kul arasında komisyonculuk yapanlara karşıyım.

Futbola karşıyım.

Yerlere tükürenlere karşıyım.

Gelenek adı altında kıroluk yapanlara, sevinçli anlarında havaya ateş etmeyi adamlık sanan dallamalara karşıyım.

Kadını el üstünde tutan atalarımızı unutup kadına mal ve hayvan muamelesi yapan Ortadoğu kültürüne özenenlere karşıyım.

Avrupa'ya, Amerika'ya özenip çıplaklığı modernlik diye yutturmaya çalışan şerefsizlere karşıyım.
Oğuz Kağan, Attila, Ertuğrul Gazi, Sütçü İmam, Topal Osman, Atatürk, Atsız gibi atalarımız dururken Che gibi serserileri örnek alan beyinsizlere karşıyım.

Türk tarihi, istihbarat gibi konuları kitaplar yerine abuk subuk dizilerden öğrenmeye çalışan cahillere karşıyım.

Karşıyım arkadaş, alayına karşıyım!


25 Ekim 2017 Çarşamba

BİZ BU FİLMİ DAHA ÖNCE İZLEDİK!

BİZ BU FİLMİ DAHA ÖNCE İZLEDİK!

Bugün İYİ Parti'den medet uman, vatanseverliklerinden zerre kadar şüphe duymadığım pek çok kardeşimle tartışmalar yaşadım.

Bu durumu AKP kurulurken de yaşamıştım.

AKP'liler partilerinin zerre kadar eleştirilmesine izin vermiyorlardı.

Şimdi de Meral Akşener'in peşine takılanlar İYİ Parti adıyla kurulan yeni partinin eleştirilmesine katlanamıyorlar.

İlk önce belirtmeliyim ki eleştirmediğim, eleştirmeme izin verilmeyen hiçbir siyasi oluşumu desteklemem. Hiçbir siyasi partiye de hiçbir şekilde bağlanmam. Tüm siyasi düşüncelerin üstünde olan Türkçü düşünceye inanan, Başbuğ Atatürk ve Atsız Ata'yı kendine örnek edinen biriyim.

Konuya devam edeyim.

Parti ad olarak Kayı boyunun tamgasından yola çıkarak "İYİ" adını almış. Kayı tamgası bildiğiniz üzere iki yanda "I" harfine benzeyen birer ok, ortada "Y" harfine benzeyen bir yay ile simgelenir.

Parti bu adı alarak Osmanlıcılık politikası mesajı veriyor. Son yıllarda AKP'nin ümmetçi politikalarıyla Atatürkçülüğe ve Türkçülüğe karşı beslenen Osmanlıcılık anlayışı, Diriliş Ertuğrul gibi saçma sapan dizilerle desteklendi. Daha birkaç yıl öncesine kadar bilinmeyen Kayı tamgası her yanı süsler oldu.

Akşener de partisine "İYİ Parti" adını alarak, Kayı tamgasından yola çıkarak hem Türkçüleri hem de Osmanlıcıları kendi tarafına çekmeye çalışıyor.

Burada aklıma şu da geliyor: Birileri 15 sene önce "AK" adıyla ve ampul şeklinde logoyla sunulmuştu. Şimdi de başka birileri "İYİ" adıyla ve güneş şeklindeki logoyla sunuluyor. Sunumlar birbirine o kadar benziyor ki... Biz bu filmi daha önce izledik.

Önce kaos yaşandı. Ecevit hastaydı. Ekonomi bitikti. Daha sonra birileri umut vaatleriyle ortaya çıktı. Adları AK, logoları ampul idi. Medyanın da desteğiyle kitleleri peşlerinden sürüklediler. Ve şu anda geldiğimiz noktaya bir bakın.

Şimdi de kaos yaşanıyor. Terör her yanı sarmış. Ekonomi bitik. Yine birileri umut vaatleriyle piyasaya çıkıyor. Sosyal medyanın desteğiyle kitleleri peşlerinden sürüklüyorlar. Adları İYİ, logoları güneş...

Daha önceki yıllarda "Oyunuzu CHP'ye vermezseniz AKP'ye hizmet etmiş olursunuz." veya "Oyunuzu MHP'ye vermezseniz AKP'ye destek vermiş olursunuz." gibisinden söylemlerle sıklıkla karşılaşıyorduk.

Şimdi de "İYİ Parti'ye oy vermemek, AKP'ye destek olmaktır." diyorlar.

Biz bu filmi daha önce gerçekten izledik. Defalarca hem de.

İnsanları da anlıyorum. Son yıllarda iyice umutsuzluğa düştük hepimiz. Ekonomi iflas etti, terör iyice hortladı, ne idüğü belirsiz mülteciler bütün şehirlerimizi işgal etti, Ege'deki adalarımızın çoğuna Yunan el koydu, eğitim sistemi çıkmaza girdi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin hükmü kalmadı vesaire vesaire...

Bu tabloya baktığımızda İYİ Parti bir umut kapısı olarak görünüyor.

Ben temkinli olmaktan yanayım. Oyunuzu verebilirsiniz de vermeyebilirsiniz de. Oyunu vermeyenleri rencide etmekten kaçının.

Meral Akşener'in Recep Tayyip Erdoğan'ın bayan versiyonu olduğunu düşünmekteyim.

AKP'nin Fettoş denen soysuzla arasının dershane konusu gibi boktan bir konu yüzünden bozulmuş olması tamamen tiyatrodur, komedidir.

2011 yılında Clinton ve CIA'da üst düzey bir yetkiliyle kapalı kapılar ardında görüşen Akşener'e, AK ile başlatılan projenin İYİ ile nihayete erdirilmesi planlanmıştır. AKP, Fetoş köpeğiyle dershaneleri bahane ederek kavgalı olmuş ve bu kavgada mağdur olan milyonlarca kişinin oyunu Akşener'e kaydırmak için zemin hazırlamıştır.

Yani olan biten her şey bir tasarıdır.

Sadece bakarsanız, görmezseniz, bunun farkına varamazsınız.

Gündemi takip etmek sadece ekonomi, akaryakıt, siyasi polemik konularını takip etmek değildir.

Derin olun, sığ olmayın. Gündemi takip etmek sadece ve sadece akaryakıta yapılan zamları takip etmek, borsanın iniş-çıkışlarını takip etmek, dövizle ilgili haberleri takip etmek demek değildir.

2011 senesinden bir haber:

"Dışişleri Bakanı Clinton, bu görüşmenin ardından MHP’li Meral Akşener ile biraraya geldi. Görüşmeye Ricciardone ve Gordon da katıldı. Yaklaşık 30 dakika süren görüşme sonrasında Meral Akşener görüşmeyle ilgili gazetecilerin sorularını yanıtsız bıraktı. Hillary Clinton ise basın mensuplarına el sallayarak havalimanının yolunu tuttu."

Haberin direkt linki: http://www.hurriyet.com.tr/muhalefetle-tek-tek-gorustu-18272274



Ricciardone kimdir? Ortadoğu uzmanı, Ortadoğu'daki pekçok ülkede görev yapmış bir CIA ajanıdır.

https://www.biyografi.net.tr/francis-j-ricciardone-kimdir/

Tıpkı Recep Tayyip Erdoğan gibi "Hedef 2023" diyen Akşener: http://www.aksiyonhaber.com/aksener-2023-yilinda-turkiyeyi-onder-ulke-yapacagiz-13645h.htm

Ne yani? Sayın Cumhurbaşkanımız "Hedef 2023" der de, Sayın Akşener diyemez mi?



Sene 2012, Akşener'in oğlunun nikah töreni hakkında bir haber:

"Işıl Abeş ile Fatih Akşener’in nikahını İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş kıyarken, nikahta Cumhurbaşkanı Vekili ve TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, eski bakanlardan Necmettin Cevheri, işadamı Zeynel Abidin Erdem ve işadamı İnan Kıraç şahitlik yaptı."

Direkt link: http://ahsenokyar.com/?p=29951



Akşener ile Tayyip Erdoğan arasında bir zamanlar su sızmıyordu. AKP'yi memleketin başına getirenlerden biri de Akşener'dir.

İlgili haber: http://www.hurriyet.com.tr/aksener-ulkucuydum-simdi-demokratim-5936



Hatta Akşener "Erdoğan'ın Asenası" idi: http://www.hurriyet.com.tr/erdoganin-asenasi-39252532



Yani sözün özü;

DYP'de bakan iken AKP'nin kurucu üyeliğine geçen, AKP'nin kurucu üyelerinden iken MHP'ye transfer olan, MHP'de iken yeni bir parti kuran biridir Meral Akşener. Böyle birinden memleket için umutlu olmak, haddinden fazla iyimserliktir.

Kafaları karıştıran çok şey var. Ama haber arşivlerini taradıktan sonra kafa karışıklığı ortadan kalkıyor. Parçaları birleştirince her şey netliğe kavuşuyor.

Merak Akşener MHP'nin milletvekillerinden biriyken; yani ne bir partinin başında, ne bir bakan, ne de başka bir şeyken (sıradan bir partinin sıradan bir vekiliyken) ABD Dışişleri Bakanı Clinton ile kapalı kapılar ardında görüşüyor. Sadece Anadolu Ajansı'nın fotoğraf almasına izin veriliyor. Herhangi bir açıklama da yapılmıyor.

Aradan sadece 6 sene geçiyor ve 2017 oluyor, MHP-AKP yakınlaşması oluyor. Akşener basın tarafından pohpohlanmaya başlıyor ve yeni bir parti kuruluveriyor. Deniyor ki, AKP'nin iktidarını yıkacak ve Türkiye iyi olacak... Yıkacak da ne olacak? Ne değişecek?

Çocuğunun nikahında bile AKP'liler nikah şahidi oluyor.

O da 2023'ten bahsediyor.

Emre Uslu denen hain bile kendisini övüyor.

Parti programında, her fırsatta Türk düşmanlığı yapan NATO'dan şu şekilde bahsediyor: "Türkiye’nin NATO şemsiyesinde olması milli politikalar ve stratejiler uygulamasına engel olmadığı gibi İttifak üyeliğimiz diğer ittifak ve mekanizmalardaki ülkelerle kendi milli çıkar ve ulusal güvenliğimizin gereği olarak kurulacak ilişkilere ve iş birliği çabalarına da aykırı değildir."

Lafın tamamı aptala anlatılır.

FETÖ'nün köpeği Emre Uslu'dan  övgüler:



Akşener'in FETÖ'yü nasıl savunduğuna bir bakın:






Akşener'in ilginç kuzeni Osman Kavala:



Akşener, PKK'nın Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde olmasında sakınca görmediğini söylüyor:



PKK'nın siyasi uzantısı olan HDP'nin elebaşlarından olan Demirtaş'ın Akşener'i savunması:



Akşener'in geçmişte kime hizmet ettiğiyle ilginç haberler: